Close

Sporda Yeni Nesil Gelir Kaynağı: Taraftar Token

Son günlerde insanların reel değer birimlerine dönmesiyle birlikte Bitcoin ve genel olarak kripto para birimlerine olan ilginin azaldığı gözleniyor. Yine de bu durum son yıllarda global ekonomi ve pandemi nedeniyle gelir kaybı yaşamaya başlayan spor kulüpleri için “yeni” dijital para birimlerinin can suyu olmasına engel olmuyor. Artık herkesin kripto para borsası bilgisine hâkim olduğunu düşünürsek, doğrudan bu borsanın alt kollarından olan Taraftar Token’a göz atabiliriz.   

Kripto para ekosisteminin 2010’lu yıllarda gelişmesiyle birlikte bu sistemden farklı alanlarda faydalanma ihtiyacı doğdu. Bu yazıda spor alanına bakacaksak bile artık alışveriş merkezlerinin, yerel mağazaların ya da farklı alanda pek çok farklı sektörde yer alan kurumun da kendisine ait fan token çıkarması söz konusu.  

Bugünün iletişimi tek taraflı değil; web 2.0 ile 10 yılı aşkın süredir çift taraflı ilerliyor. Sosyal medya olarak kullandığımız araçlar bu sürecin öncülleri haline geldi. Sürecin başından itibaren kurumlar iyi-kötü yeni iletişim modeline uyum sağlamaya çalıştılar. Kripto para borsası ise bu etkileşimin finansal boyutu oldu. Eskiden ürün alarak “müşteri” olan taraftarlar günümüzde Fan Tokenlar sayesinde artık etkileşimin bir parçası olabiliyor.  

Özellikle dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi sırasında spor kulüplerinin en büyük iki gelir kalemi hasar aldı; yayın gelirleri ve maç günü gelirleri. Evde geçirilen yoğun zaman sırasında Bitcoin piyasasının yükselişine tanık olundu. Bu ekosistemin getirisi olarak halihazırda filizlenmiş Fan Tokenlar da kendisine yükselmek için uygun alan buldu. Var olan kripto alt yapıları aracılığıyla satın alınan Fan Tokenlar bu dönemde kulüplere maddi anlamda fayda sağlarken, tokenları yükselen kulüpler paydaşlarına da fayda sağladı. Böylece ilk kez kulüp-seyirci arasında başarı/başarısızlık ekseni dışında ortak bir payda elde edilmiş oldu. “Tamamen duygusal” bu süreç, paydaşlığın yanı sıra iletişimin de karşılıklı yürütülmesini sağlıyor. Kabaca karşılıklı faydaya göz atarsak eğer taraftarların; 

-Kulübün sağladığı avantajlardan faydalanmak, 

-Anketleri oylayarak karar mekanizmalarında limitli de olsa yer almak,  

-Maç günü deneyimlerinden faydalanmak,  

-Maçları VIP olarak takip etmek imkânının yanı sıra takım ve oyuncularla zaman geçirmek  

gibi farklı ve orijinal deneyimler yaşamaları söz konusu olabiliyor.  

Dönem somut deneyimler yaşama devri, marka ile topluluklar ya da bireyler arasındaki bağın güçlenmesi için bu somut deneyimlere ihtiyaç duyuluyor.  Ağızlardaki yalnızca “sevilen marka” algısı kurumlara fayda sağlamıyor. Toplulukları sürecin içine dahil ederek onları ekosistemlerinin parçası haline getirmeleri mümkün. Fan tokenlar gelirin ve iletişimin yanı sıra pazarlamanın da bir parçası halinde. 

Fan Token konsepti henüz birkaç yıllık bir olgu ve her şey varsayımsal denebilir. Değerleri borsa benzeri taraftar etkileşiminden belirlendiği gibi, kulübün başarısı da değerini belirlemede önemli bir faktör. Bu da tokenları belli bir piyasaya ait olmaktan çıkarıp dinamik bir yapıya kavuşturuyor. Dünyada futbol, ekonomisi en yüksek spor dalı olduğu için özellikle pandemide hızlı bir şekilde yeni gelir kalemini gelirlerine dahil etti. Tabii ardından e-spor başta olmak üzere, basketbol, tenis, motor sporları, MLS gibi büyük spor dalları ve organizasyonlar da sürecin takipçisi oldular. Elbette spor kulüpleri de gelir elde etmeye başladılar. Örneğin geçtiğimiz yaz Fenerbahçe, Paribu işbirliğiyle çıkardığı tokenların ön satışından 268,5 milyon TL gelir elde etti. Bu sayede geçen takvim yılının üçüncü çeyreğinde kar açıklama imkanı buldu. Bu miktarda gelirler mevcut kurda özellikle dövizle borçlanan kulüpler için yeterli değil. Üstelik her geçen gün borç daha da artıyor. Bu durumu sonlandırmak adına sorunu teşhis ve ardından tedavi edecek yapısal adımlar atılması gerekiyor. Yalnızca Socios üzerinden token çıkaran kulüpler toplamda 200 milyon doların üzerinde gelir ettiler. Şubat ayındaki bu meblağ gün geçtikçe artış gösteriyor.  

Henüz kripto borsasının düzenlenmesi için genel bir düzenleme yok. Hal böyle olduğundan şimdi olduğu kadar yarını da belirsiz. Dolayısıyla tüm ekosistem için bir tavsiyede bulunmak kolay değil. Henüz her şey yeni ve süreci temkinle izlemekte fayda var. Ancak pandemi sırasında dijitalin, kulüplerin gelir sağladıkları da bir gerçek ve pazarı gittikçe büyüyor.  

Yazan: Yiğit Alper 

Editöryal Düzenleme: Medine Canarslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Leave a comment
scroll to top