Close

NBA’de Oyuncu Seçimleri (Draft,Takas) Taze Kanlar

NBA’de Oyuncu Seçimleri (Draft,Takas) Taze Kanlar

Her sene yeni Lebron James’lerin, Allen İverson’ların, Kobe Braynt’ların ve Michael Jordan’ların çıkmasını beklediğimiz, umut ettiğimiz o gecenin üstünden epey bir süre geçti. 2021 NBA Draftı, 29 temmuz 2021 gecesi gerçekleşti. Son yıllardakinin aksine oldukça iddialı bir draft olan, 2021 Draft sınıfında birçok umut verici genç yetenek NBA’e ilk adımını attı. Bu oyuncuların bazıları büyük potansiyellere sahip ve üzerine bir takım inşa edilerek bir çekirdeğin merkezi olabilecekken, bazıları ise ileride şampiyonluk kovalayacak yapıların kilit eklemeleri olarak önemli rollere sahip olabilirler. Ama bildiğimiz gibi gelişim süreci hiçbir zaman linear olmuyor. 2009 yılında, çaylak Brandon Jennings, Golden State Warriors’a karşı 55 Sayı atarak Bucks tarihinin en çok sayı atan çaylak oyuncusu olmuştu ki bu unvanı Kareem Abdul-Jabbar’dan devralmıştı ve bununla da bitmiyor, eğer Brandon Jennings 2 sayı daha kaydetmeyi başarsaydı, NBA tarihinde bir maçta en çok sayı atan çaylak oyuncu olacaktı. Ama ne yazık ki Brandon Jennings’in bu şaşaalı başlangıcı aynı şekilde devam etmedi. İşte bu sene ki genç yıldız adayları da Brandon Jennings ile aynı kaderi paylaşabilir veya da kendilerini NBA tarihine yazdırabilirler. Bunu bize zaman ve kendilerinin ne kadar çalıştığı gösterecek. En azından bu draft ile ilgili bildiğimiz bazı kesin şeyler var. Bu drafta 2003’de ki Darko Milicic ve 2013’de ki Anthony Bennett gibi facialar yaşanmadı. Gelin şimdi birazda beklentimiz olan oyunculardan bahsedelim;

  1. Cade Cunningham

Birçok kişinin yüksek beklentileri olduğu ve draft gecesi Pistons tarafından 1 numaradan seçilmesine kesin gözüyle baktığı Cade Cunningham, Oklahoma State Üniversitesi’nde gösterişli bir sezon geçirdikten sonra drafta katıldı ve beklenildiği gibi 1. Sıradan Detroit şehrinin yolunu tuttu. NCAA’de ortalama 35.4 dk’da, 20.1 sayı, 6.2 ribaunt, 3.5 asist ortalamaları tutturan Cunningham’ın en büyük sorunlarından biri top kayıpları olarak göze çarpıyor 4.0 top kaybı ortalaması ile oynaması onun bir Chris Paul veya Steve Nash olmayacağının en büyük göstergesi, zaten asist ortalamasına baktığımız zaman Cunningham’ın da kendisinden böyle bir beklentisi olmadığını görebiliyoruz. Cunningham, bir point guarda göre büyük ve güçlü fiziği ile kendi skorunu yaratmakta zorluk çekmiyor. Gerek footworks, gerek fiziğini kullandığı sırtı dönük oyunlar ile kendi skorunu rahatça üretebiliyor. Oyunun öteki yanından değerlendirdiğimiz zaman Cunningham’ın bu güçlü fiziği onun 3 pozisyonda birden savunma yapabilmesini sağlıyor ki bu günümüzde switch temelli savunmaların en temel ihtiyacı. Kıssadan hisse, Cade Cunningham, sahanın her noktasından sayı üretebilmesi, topsuz savunması, liderlik yapabilecek kapasitesi ile öne çıkarken, ileride klasik bir point guard arayan takımların pek gözdesi olmayacak gibi

2. Jalen Green

Jalen Green, belki de bu draft sınıfında ki en elit atlet olabilir. Bu inanılmaz atletizmi onu geçiş hücumlarında oldukça efektif yapıyor, alley-oop bitiriciliği, dikey sıçrama yeteneği ve hızı ile birlikte gerçekten tam bir fastbreak canavarı. Uzun kolları ve atletizmi ile birleşen zarafeti sayesinde pota yakınlarından teması alsa bile oldukça dengeli bitirebiliyor. Dwyane Wade benzeri bir ilk adıma sahip, bu oyun stili ile oldukça Wade ve Donovan Mitchell’a benzetiliyor. Özellikle potaya doğru hücum ederken, başarılı yön değiştirme yeteneği, bacak arası veya önden el değiştirmeli yaptığı driblingler ile hızını birleştirdiği zaman çok çabuk savunmacısını eksilte biliyor. En etkili hücum hali potaya doğru saldırdığı hali olsa da Green, şut yaratma yeteneği ile de oldukça tehlikeli bir şut silahına sahip, side stepleri, dribbling üzerinden yarattığı şutlar ve özellikle James Harden ile özdeşmiş step-back konusunda oldukça başarılı. Potaya gitmedi ki becerisi ve şut yaratma yeteneği birleştiği zaman oldukça elit ve doğal bir skorere dönüşen Green’in de tabi ki eksik yönleri var. Green, daha 19 yaşında ve gelişip büyüyecektir ancak şu an ki beden zayıflığı onu savunmada biraz zorluyor ama bu açığını iyi atletizmi, refleksleri ve çabası ile kapatmaya çalışıyor. Green, çok hızlı bir oyuncu ama, dikine doğru. Lateral yavaşlığı onu savunmada zorlayan başka bir nokta ve ne kadar iyi bir birebirci olsa da foot-worklerini geliştirmesi gerektiği bir gerçek. Perdelerden çıkan oyuncuları takip etmekte çok zorlanan Green’in hücumda ki en büyük sorunu istikrarsızlığı. Green, bir gün sahaya çıkarak 22/17 gibi çılgın bir şut yüzdesi ile maçı kazandırabilirken 2 gün sonra 17/4 gibi felaket bir yüzde ile maçı kaybettirebilir.

3. Evan Mobley

Cleveland Cavaliers, draft da 3. sıradan seçtiği Evan Mobley ile beraber belki de bize, diğer bir yetenekli pivotları olan Jarrett Allen ile çok uzun vadeli düşünülmediğinin sinyallerini verdi. Ya da Evan Mobley gibi oldukça modern bir uzun seçerek, Colin Sexton, Darius Garland, Jarrett Allen ve Evan Mobley’li bir çekirdek kurmayı planlamış olabilirler, ancak bu oyuncuların çaylak kontratları bittiği zaman hepsine nasıl kontrat vermeyi planlıyorlar bu bilinmez. Cleveland bu ne yapacağı belli olmaz 2013 yılında birinci sıradan Anthony Benntt’i seçmiş bir takımdan bahsediyoruz. Mobley’e döndüğümüz zaman karşımıza oldukça başarılı bir çember koruyucusu çıkıyor USC oynadığı tek sezonda 2.9 blok ortalaması yakaladı ve bunu sadece 1.8 faul ortalaması ile yapmayı başardı. Uzun kolları, düz ve sabit şekilde savunma yapabilme yeteneği ve harika zamanlaması onu oldukça elit bir çember savunucu yapıyor. Sadece çember savunması ile değil, Nba de ki birçok uzunun zorlandığı drop savunma ve kısanın önünde kalabilmesi ile de oldukça başarılı bir savunmacı. Mobley, oldukça yumuşak ellere sahip ve bu onu aynı zamanda oldukça tehlikeli bir hücumcuya çeviriyor hem pick and pop hem pick and roll oynamakta başarılı olan Mobley, üçlük çizgisinin arkasından da bir tehdit yaratıyor. Kimi zaman rakibinin üstüne dribbling ile gitmeyi bile başaran Mobley, oldukça potansiyelli bir modern uzun. Sadece kendisi skor üretmekte başarılı olmayan Mobley, ikili sıkıştırmalar geldiği zaman veya rakibinden kurtulduğunda boşta olan oyuncuyu bulmakta ve ekstra pası vermekte de oldukça başarılı. Hayatta herkesin eksikleri olduğu gibi genç Mobley’in de tabi ki eksikleri var ve gözümüze en çok çarpan eksiği gücü. Evan oldukça ince ve pozisyonunda ki diğer oyunculara göre biraz güçsüz kalıyor. Stevan Adams, Jonas Valanciunas gibi klasik ve güçlü uzunlara karşı oynamak onun için oldukça büyük bir problem olacak gibi veya da bu listeye modern ama gerektiği zaman gücünü ve fiziğini kullanan Jokic, Giannis gibi uzunları da ekleyebiliriz. Mobley’in bu güçsüzlüğü onun klasik post oyunlarında vücudunu koyarak oynamasını oldukça zorlaştırıyor, kimi zaman alçak posta rakibini sırtına aldığı zaman kendisinin geriye doğru gittiğini bile görmek mümkün. Karşısında iyi kalabilecek hızlı ayaklara sahip Anthony Davis veya takım arkadaşı Jaret Allen gibi oyunculara karşı da yüzü dönük hücum etmekte oldukça zorlanıyor ve tabi ki bir şut istikrarı tutturmaya ihtiyacı var. Mobley, bana zaman zaman bir Anthony Davis izletti ama zaman zaman da büyük beklentiler olup da hala beklenen sıçramayı yapamayan Mo Mamba esintileri verdi.

4. Scottie Barnes

Eğer bu sınıfta Mobley ile beraber elit bir savunmacı arıyorsunuz şu an onu buldunuz. Scottie Barnes, en kötü ihtimalle ile NBA’de oldukça iyi bir savunmacı olacaktır, bu kesin. Ama zaten aynı pozisyonda, hali hazırda iyi bir savunmacı ve hücumda da gelişmekte olan bir Og Anunoby varken Raptors neden Barnes’ı seçti pek anlamadım. Güçlü bir fizik, çabukluk, çaba ve uzun kollar ile Barnes elit bir savunmacı da beklenen her şeyi size veriyor, bu çabasını ribaundlar için kullanması da pastanın üzerindeki kremayı tamamlıyor. Barnes’ın savunması sadece fiziksel yönden değil, kendisi yardım savunması ve topsuz savunmada ki yeteneği ile savunma bilgisinin de oldukça yüksek olduğunu gösteriyor, switchleri, topsuz koşuları ve setleri okumakta oldukça başarılı. Saha içinde de oldukça yüksek bir enerjiye sahip ve çok yırtıcı bir oyuncu. Bu sayede özellikle genç oyuncularda olan sahadan silinme, sinme, kaybolma gibi sorunları yaşamıyor aksine bir veteran gibi takımını ateşleyebiliyor. Hücum da kısıtlı kalsa da gücü ve atletizmi sayesinde rakibinin üstüne giderek skor üretme potansiyeline sahip. Hücumda kendi sayı üretmekte çok fazla silaha sahip olmasa da savunma zekasının hücuma da yansıdığı oyun görüşü, ekstra pasları ve boş koşularda ki pas becerisi ile kendini belli ediyor. Barnes’ın en büyük eksiği toplam hücum paketi. Özellikle dribbling üzerinden olmak üzere şut isabeti bulmakta çok zorlanıyor, üçlük çizgisinin gerisi de onun için Ben Simmons kadar olmasa da korkutucu bir nokta. Zaten belki de Barnes’ın şut problemini tanımlayan en iyi nokta serbest atışlarda ki düşük yüzdesi. Diğer sıkıntılı bir nokta ise karar mekanizması. Az önce Barnes için iyi bir saha görüşüne sahip olduğunu okudunuz, ancak bu onun harika bir pas kararı mekanizmasına sahip olduğunu göstermiyor. Belki de şutunda ki eksiklik yüzündendir bilinmez ama, Barnes’ın bazen çok enteresan ve saçma pas denemeleri olduğunu görüyoruz. Eğer şutunu ve hücumunu geliştirir ise Barnes oldukça önemli bir All-Star adayı, ancak hücumu gelişmez ise bir rol oyuncusundan ileriye gidemeyebilir. Yani aslında Barnes, şu an eksileri ile de artıları ile de tam bir Toronto Raptors oyuncusu yetenekleri az, gayreti ve savunması yüksek. Ancak Toronto’nun Barnes’ı seçmesinde ki amacı anlayamama nedenimde bu, zaten Toronto böyle oyuncularla dolu.

5.Jalen Suggs

Ah Toronto ah, hazır Kyle Lowry’in ayrılacağı belli iken neden takımının tam aradığı oyuncu olan Barnes yerine Jalen ’ı seçtin. Jalen, genç yaşına rağmen yaşıtlarının çoğunda bulunmayan bir oyun zekasına, saha görüşüne ve pas yeteneğine sahip. Beni en çok etkileyen özelliklerinden biri de bencillikten uzak oyun stili. Saha içerisinde oldukça kararlı ve başarılı bir top yönlendirici olan Jalen belki de Orlando’nun son yıllarda yaptığı en doğru hareket. Birde artık her şeyden vazgeçip rebuilding yapmaya geçerlerse Jalen için iyi bir yapı kurma şansları var. Hücum paketi sahada klasik bir guard yeteneğinden ibaret olmayan Jalen güçlü fiziği, iyi seviyede ki atletizmi ile potaya gitmekte oldukça başarılı, fiziği sayesinde temas esnasında bile rahatça bitiriş yapabiliyor. Jalen’in oyun zekası ve atletizmi onun geçiş hücumlarında hem bitirici hem karar verici olarak kullanılmasını sağlıyor. Özellikle gücü ve atletizmi ile geçiş hücumunda, potaya yöneldiğinde durdurması oldukça zor bir oyuncu oluyor. NBA’ de ki en önemli silahlardan biri olan floaterı hem tek ayakta hem de çift ayakta oldukça başarılı şekilde kullanıyor, ayrıca floater mesafesine gidene kadar, rakibini çoğu zaman ters omuz üzerinden rahatça geçerek eksiltebiliyor, bu da savunmaları Jalen’a karşı oldukça zor durumda bırakıyor çünkü yardım gelmez ise floater ile kendi sayısını bulacak, yardım gelirse boştaki oyuncuyu bulacak. Fena olmayan seviyede toplu ve topsuz savuma yeteneğine sahip olan Jalen, güçlü fiziği sayesinde de birden fazla pozisyon savunabiliyor bu da onları Jonathan İsaac ile beraber oldukça korkutucu bir savunma ikilisine çeviriyor. Bu yeteneklerini de oldukça yüksek bir efor ile birleştirdiği zaman Jalen önemli bir paket sunuyor. Jalen ne kadar yetenekli olsa da kesinlikle bir Kyrie İrving, bir Trae Young, veya Stephen Curry değil, sanırım en yüksek perdeden benzetmek istersek güç olarak Russell Westbrook, pas ve saha görüşü olarak ‘White Chocolate’ Jason Williams diyebiliriz. Jalen’ın geliştirmesi gereken çok önemli hücum özellikleri var. Özellikle top hakimiyeti ve şutlarını kesinlikle geliştirmesi gerekiyor. Bu eksileri Jalen’i hücumda zaman zaman oldukça kısıtlıyor. Bir diğer problemi ise dengesiz yüklenmeleri. Hücumda gücü ve atletizmi ile oynamak isterken oldukça fazla hücum faule sebebiyet veriyor. Hücumda iyi bir floater silahına, iyi bir atletizme ve harika bir oyun görüşüne sahip, ama üzerine bir şeyler daha eklemesi gerekli.

6. Jonathan Kuminga 

Kuminga, sahip olduğu oyun kurma ve top yönlendirici olma potansiyeli ile Warriors’un bir nevi yeni Draymond Green projesi olabilir ve atletik yeteneklerinin Green’den fazla olduğu su götürmez bir gerçek. Sahip olduğu atletizmi, özellikle topsuz oyunda ki koşuları ile birleştiği zaman iyi bir ekstra skor üretme silahına sahip oluyor. Sahip olduğu atletizmini hücumda bitiricilikte kullanırken, oyunun savuma yönünde bu özelliği ile oldukça ciddi bir blok tehdidine dönüşebilen Kumimga, halen gelişmekte olan bir handlle yeteneğine sahip özellikle pozisyonu ve fiziğine oranla oldukça çabuk yön değiştirip, gücü sayesinde de agresif bir şekilde potaya gidebiliyor. Oldukça da iyi bir ilk adıma sahip olan Kuminga, özellikle spin sonrasında çok dengeli ve güçlü bitirişler yapabiliyor ve ayrıca yüzü dönük oyunda fena olmayan bir orta mesafe şuta sahip. Oyun kurma ve top yönlendirme becerileri ile birlikte geçiş hücumlarında, tepeden oynan setlerde oldukça kaliteli ve başarılı paslara imza atabiliyor belki de bu özelliği onu Warriors için bu kadar cazip bir seçim yapmıştır. Blok tehdidi ve atletizminin yanı sıra savunmada ki en büyük artısı kısaların önünde oldukça rahat bir şekilde kalabilmesi ki bu günümüz Nba’in de oldukça önemli bir özellik, bu da onu otomatikman birden fazla pozisyon savunabilen bir oyuncu yapıyor. Savunma yönünden belki de tek eksiği olan nokta, ne kadar iyi bir savunma malzemesine sahip olsa da zaman zaman savunma esnasında dalıp gitmesi olabilir. Savunma disiplini yönünden sınıfta kalan Kuminga, sahip olduğu bu iyi savunma malzemeleri ile ortaya iyi bir yemek koymak istiyorsa, savunma yaparken daha odaklı ve disiplinli olmalı. Bunun dışında sanırım Kuminga’ya yazacağımız eksiler hücum tarafından geliyor. Özellikle karar mekanizması oldukça sorunlu, çok korkunç şut tercihleri ve çok basit top kayıpları yapabiliyor ve bunların çoğu genelde gereksiz zorlamalarından kaynaklı. Neyse ki bu hatalarını en rahat öğrenip geliştirebileceği birkaç takımdan birine draft edilmiş durumda. Bana göre eğer tam potansiyeline ulaşırsa Warriors gene çok iyi bir draft seçimi yapmış olacak.

7. Alperen Şengün 

Geldik çok fazla umudumuzun olduğu, NBA’de başarı olmasını dört gözle beklediğimiz Alperen Şengün’e. Alperen’i izlerken aklımdan geçen şey hep aynıydı ‘Sanırım küçükken çok fazla Hakeem Olajuwon izlemiş’. Alperen, harika bir alçak post oyununa ve çok iyi footworkslere sahip bu özelliklerini de yumuşak elleri ve dokunuşları ile birleştirince, sahada dans eden bir basketbolcu izliyormuş hissine kapılmamak imkansız. Mücadeleden asla kaçmıyor box pozisyonunda arkada kalsa bile çabası ile en azından muhakkak o ribaundu zorluyor. Alçak post oyununda ki alametifarika ise bana göre omzunun üstünden yaptığı dönüşler. O kadar çabuk ve dengeli dönüyor ki potaya çok rahat bir şekilde gidip bitirebiliyor. Pick and roll da oldukça başarılı, ancak NBA seviyesinde oyununa pick and pop’da eklemesi şart. Alçak posta bu kadar başarılı olması sayesinde Alperen’in bir yeteneği daha ortaya çıkıyor o da pas görüşü. Özellikle alçak postlarda gelen ikili sıkıştırmaları pas yeteneği ile cezalandırmayı çok iyi başarıyor. Alperen’in en büyük eksileri belki de perimeter oyuncularını savunurken ve drop savunması yaparken ortaya çıkıyor. Özellikle switch temelli bir savunma stilinde Alperen’in kısalar karşısında kalması oldukça zor gibi, maçlarda birçok defa Kyrie, Steph, Ja morant, Trae, gibi uzunu karşısına almayı seven oyuncuları Alperen ile eşleşmek isterken görebiliriz. Savunma ile ilgili diğer bir sorun ise biraz fazla savurgan bir savunma yapması, kimi zaman rakibinin çok kolay sayı bulmasına izin verirken, kimi zaman tamamen oyundan kopup savunduğu oyuncuyu unutabiliyor. Ofansif anlamda eksiğine baktığımız zaman ise karşımıza 3 sayı çizgisinin gerisi çıkıyor. 3 sayı atamıyor değil sadece biraz istikrarsız ve bazen gereksiz denemelerde bulunduğu oluyor biraz 2018 model Joel Embiid vari anlar izletiyor bize.

Bakalım bu oyunculardan hangileri kendilerini NBA’de gösterip uzun yıllar isminden söz ettirecek ve hangileri bir anda silinip gidecek, önümüzde ki yıllar bize bunu gösterecek.

Yazan: Yiğit KIRCA

Editöryal Düzenleme: Yavuz AKYOL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Leave a comment
scroll to top