Kurulduğu 1974 yılından itibaren sporun çeşitli branşlarında faaliyet göstermeye başlayan Tofaş SK’nın en çok etkin olduğu sporların başında basketbol gelmektedir. Basketbola ek olarak voleybol, yüzme ve sutopu gibi branşlarda da mücadele etseler de kulübün ana sporu olarak basketbol ön plana çıkmaktadır. Bursa’daki en popüler basketbol takımı olan Tofaş, gösterdiği mücadele ve sergiledikleri istikrarlı basketbol sayesinde Bursa halkının futbolun yanı sıra basketbol sporuyla da ilgilenmelerine imkan sağlamıştır. Bu da futbolun daha çok izlendiği Türkiye’de spora yeni bir soluk getirmeye imkan sağlamaktadır. Göze hoş gelen basketbol sayesinde özellikle Bursa halkı basketbol branşıyla ilgilenmeye başlamıştır. Ayrıca Tofaş kulübü sadece yerel organizasyonlarda değil, Avrupa organizasyonlarında da mücadele etmektedir. Bu durum da Tofaş’ın ülke basketboluna ve Bursa şehrinin bilinirliğine sunduğu katkının en büyük göstergeleri arasındadır.
Bursa’nın Basketbola Açılan Kapısı: Kulübün İlk Yılları
Tofaş Basketbol Kulübü, faaliyetlerine başladığı 1974 yılı ile 1990 yılları arasında oluşumunu tamamlamaya çalışmıştır, aynı zamanda da Türk basketbolunda mücadele eden kalıcı takımlar arasına ismini yazdırmaya çalışmıştır. Kurulduğu yıldan itibaren sırasıyla önce 2.lige, ardından da 1. lige yükselmeyi başaran Tofaş yavaş yavaş isminden söz ettirmeye başlıyordu. 1978 yılına gelindiğinde ise Bursa takımını başka bir heyecan beklemekteydi. 1977-78 sezonu devam ederken henüz 4-5 yıllık bir kulüp olan Tofaş, yıldızlar kategorisinde düzenlenecek olan Türkiye Yıldızlar Şampiyonasına katılım hakkı elde etmişti. Toplamda 16 takımın yer alacağı turnuva, bir bakıma Tofaş’ın ev sahipliğinde yani Bursa şehrinde düzenlenecekti. Dolayısıyla bu turnuvanın anlamı bu yeni kulüp için oldukça fazlaydı. Turnuvada her ne kadar Eczacıbaşı, Galatasaray, Kolejliler gibi o dönem için oldukça güçlü ekipler bulunsa da Tofaş’ın turnuva hedefi kupayı müzesine götürmekti.
Serdoğan Ersözlü’nün çalıştırdığı Tofaş SAS, rakiplerini sırasıyla eleyerek finale çıkma başarısı göstermişti. Finalde karşılarına çıkan ekip ise Türk sporunun köklü ekiplerinden biri olan Galatasaray takımıydı. Bursa’da oynanan maçı 55-40 kazanan Tofaş Yıldız Basketbol Takımı kulüp tarihlerinde ilk kez bir şampiyonluk elde etmiş oldu. O dönemki takımdan ön plana çıkan isimler ise Murat Saygı, Can Aran ve Erhan Ölçer olarak göze çarpıyordu. 1978 senesindeki kazandığı ilk şampiyonluğu, sonraki yıllarda özellikle altyapı anlamında peşpeşe kazanılan şampiyonluklar izlemiş, küçükler, gençler ve yıldızlar kategorilerinden yetişmiş birçok önemli isim yıllar sonra A takımla da şampiyonluk sevinci yaşayarak kulübün efsaneleri arasında yerlerini almıştı. Bir başka deyişle Tofaş Kulübü kurulduğu yıldan günümüze, altyapılarına önem vererek birçok basketbolcunun yetişmesine olanak sağlamış aynı zamanda da ulusal olarak da yetiştirdiği basketbol antrenörleriyle de Türk basketboluna yıllardır katkı sağlamaya devam etmektedir.
Kulübün Altın Çağı: 1990’ lı Yıllar ve Sonrası
1990 senesine gelindiğinde Tofaş’ın kurulmasından tam 15 yılı aşkın bir süre geçmiş, Tofaş için artık bir üst seviyeye çıkma vakti gelmişti.1990 sezonunda Türkiye Basketbol Ligi’ni şampiyon olarak tamamlayan mavi beyazlılar artık gelecek sezondan itibaren Efes Pilsen, Fenerbahçe ve Galatasaray gibi güçlü ekiplerin yer aldığı, günümüzdeki adıyla ING Basketbol Süper Ligi’nde mücadele etmeye başlayacaktı. Nitekim yeni liglerine beklenenin çok üstünde ve hızlı bir giriş yaparak bu ligdeki ilk sezonlarında Fenerbahçe ile final serisinde karşılaşma imkanı bulmuşlardı. Seriyi oldukça başa baş geçen maçlar sonucu yalnızca 3-2’lik skorla Fenerbahçe’ye kaybeden Tofaş SAS, sergiledikleri basketbolla ilerleyen yıllar için Türk basketboluna umut aşılıyordu. Bu finalden iki sezon sonra yani 1992-93 sezonu Tofaş tarihi için önemli bir yere sahipti çünkü A takımla gelen ilk kupa o sezon kazanılmış olan Basketbol Türkiye Kupası’ydı. O sezon her ne kadar ligi 4.sırada tamamlamış olsalar da Türkiye Kupası’nda dörtlü finalde yer almaya hak kazanmışlardı.Yarı finalde eşleştikleri rakip ise, Ankara Koleji’ydi. Müsabakayı 77-72 lik skorla kazanan Tofaş, finalde Nasaş ile kupa için mücadele edecekti. Finali de 90-64 lük ezici bir farkla kazanan Bursa temsilcisi, bu sonucun ardından müzesine ilk kez Türkiye Kupası’nı getirmenin mutluluğunu yaşıyordu. Ardından gelen yıllarda da oynadıkları basketbolun üzerine koyarak, olumlu bir grafik çizen bu kulübün adı , üst sıralar için mücadele eden takımlar arasında yavaş yavaş yer bulmaya başlamıştı.
1995-96 sezonunun Türk basketbol tarihindeki yeri büyüktür. Çünkü ilk kez bir Türk takımı Koraç Kupası’nı kazanıyor ve bu gururu tüm Türkiye’ye yaşatıyordu. Aydın Örs yönetimindeki Efes’in yazdığı destanın yalnızca 1 sene sonrasında ise bir başka Türk takımı olan Tofaş, Koraç Kupası finaline yükselmeyi başarıyordu. Finaldeki rakip ise Yunanistan temsilcisi Aris’ti. İlk maçı Selanik’te 66-77 lik skorla kazanan Tofaş, ülkemize Avrupa’dan bir kupa daha getirmek için oldukça güçlü bir adım atmıştı. Ancak ikinci maçta rakibinin iyi basketboluna karşı koyamayan Bursa temsilcisi, kendi evinde sahadan 88-70 lik mağlubiyetle ayrılıyor ve kulüp tarihine Koraç Kupası finalisti ünvanını ekliyordu. O dönem final oynayan kadroda öne çıkan isimler ise ; Rashard Griffith, Vladan Alanović ve Levent Topsakal gibi yıldızlar oluyordu. Tofaş için bu finalin ardından gelen yıllar tam anlamıyla kupalar kazanma yıllarıydı. 1998-1999 sezonunda çifte kupa kazanıyorlardı. O sezon elde edilen Türkiye 1. Basketbol Ligi şampiyonluğu tüm Bursa’da büyük bir ilgiyle karşılanmış, şehrin her yerine ‘ Şampiyon Bursa Şampiyon Tofaş’ temalı posterler asılmıştı. Üstelik gelen bu zaferin dönemin güçlü ekiplerinden Efes Pilsen’e karşı kazanılan 4-2 lik seriyle gelmesi kazanılan bu ilk şampiyonluğu daha da özel kılmaktaydı. Bununla beraber bu takım aynı yılın Türkiye Kupası finalinde yani 1999 senesinde, bir başka büyük takım olan Fenerbahçe’yi mağlup ederek tarihlerinde 2.kez Türkiye Kupası sevinci yaşıyordu. Basketboldaki ilk lig şampiyonluklarının geldiği sezonun devamında yani 1999 senesinin eylül ayında bir başka büyük kupa olan Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı da yine Efes Pilsen’i 77-66 lık skorla yenerek kazanan Tofaş, müzesine bir kupa daha ekliyordu. Sonraki sezonda da önce lig finalindeki seride Efes Pilsen’i 4-1, ardından da Türkiye Kupası finalinde de Ülker’i 70-54 le geçerek hanesine birer kupa daha ekleyen Tofaş SAS, artık Türk basketbolu için oldukça önemli takımlar arasında yer almaya başlamıştı. Bu 2-3 sezonda kazanılan toplamda 2 Türkiye Basketbol Ligi, 2 Türkiye Kupası ve 1 Cumhurbaşkanlığı Kupası zaferlerinin mimarları arasında Mehmet Okur, Serkan Erdoğan, Rashard Griffith, David Rivers ve Slaven Rimac gibi oldukça önemli isimler yer almaktaydı.
2000 senesinden sonra oldukça inişli çıkışlı bir grafik çizerek herhangi bir Türkiye Basketbol Ligi veya Türkiye Kupası finali oynama hakkı elde edemeyen Tofaş, oldukça çalkantılı süreçlerden geçmişti. Hatta bu süreçte zaman zaman da bir alt lige düşen Bursa temsilcisi kendilerine yeni bir çıkış yolu aramaktaydı. Ancak bu çıkışa ulaşmaları tam 15 sene sürecekti. Çünkü 2015 senesinden itibaren takımı, bir dönemin yıldız oyun kurucularından biri olan Orhun Ene çalıştıracaktı ve Bursa temsilcisi Orhun Ene önderliğinde yeniden eski başarılı günlerine dönmenin hesaplarını yapıyordu.
Orhun Ene Döneminde Tofaş: Eskiye Dönüşün Sinyalleri
Orhun Ene takımın başına geldiğinde takvimler 2015-16 sezonunu gösteriyordu ve Tofaş o zaman bir alt ligde mücadele ediyordu. Ancak yeni koçlarının önderliğinde sezona oldukça hızlı bir giriş yapan Tofaş alt ligde kazandıkları şampiyonluğun ardından yeniden günümüzdeki ismiyle ING Basketbol Süper Ligi’nde mücadele etme hakkı elde ediyordu. Orhun Ene ve ekibinin en büyük hedefi takımı ligde kalıcı şekilde Play-Off potasında tutmak ve yer aldıkları Avrupa organizasyonlarında ilerleyebildikleri yere kadar ilerlemekti.Yeniden yükseldikleri, en üst kademede oynanan ligde yer aldıkları ilk sezonu 8.sırada tamamlayarak Play-off potasında kendilerine yer bulmuşlardı. Her ne kadar Play-off müsabakasında Obradovic’in Fenerbahçesi’ne elenmekten kurtulamasalar da eskiye dönüşün ilk adımları atılmaya başlanmıştı. Ertesi sezon olan 2017-18 sezonu ise Tofaş için oldukça başarılı geçti. Bursa temsilcisi lig finalinde Fenerbahçe ile, Türkiye Kupası finalinde ise Anadolu Efes ile karşılacaktı. Her ne kadar iki finali de de kazanma başarısına ulaşamasalar da Türk basketbolundaki en büyük iki kupada final oynama başarısı, Tofaş’ın ülke basketbolundaki zirveye oynayan takımlarla isminin geçmesinin nedenleri arasındaydı. Orhun Ene takımın başında kaldığı dönem boyunca Bursa temsilcisini Play-Off potasında tutmuş, ortaya koydukları basketbolla taraflı tarafsız tüm basketbol kamuoyunun takdirini toplamıştı. Çünkü özellikle Fenerbahçe ve Anadolu Efes gibi dev kulüplerin yer aldığı bu üst düzey ligde rekabet sürekli üst düzeydeydi ve takımların Play-off oynayabilmeleri için belirli bir seviyenin üstüne çıkmaları gerekmekteydi. Bu yüzden de Tofaş sergiledikleri basketbol ve kulüp yönetimi açısından tüm övgüyü hak etmektedir.
Günümüzde ise Tofaş takımını koç Hakan Demir çalıştırıyor ve hem ING Basketbol Süper Ligi’nde hem de FIBA Şampiyonlar Ligi’nde oynayacakları 2021-22 sezonunda da hedefleri her zaman olduğu gibi yine organizasyonları tamamlayabilecekleri en üst seviyede tamamlamak ve Türkiye’deki, özellikle de Bursa’daki basketbolseverlerin ilgiyle kendilerini takip etmelerini sağlamak olacaktır. Kuruldukları 1974 senesinden günümüze Bursa kentini bir basketbol şehri haline dönüştürmeyi ve oluşturdukları güçlü ve kaliteli altyapı modeliyle rekabetçi ve etik değerleri yüksek sporcuları ve antrenörleri Türk basketboluna kazandırmayı bir ilke haline getiren Tofaş, Türkiye basketbolu için yeni değerler yaratan, ortaya koydukları basketbolla rekabeti arttıran ve en önemlisi de Bursa kentinin marka değerini ve imajını arttıran çalışmalarıyla Türkiye için oldukça başarılı bir basketbol kulüp yönetimi tablosu çizmektedir.
Şimdilerde devam etmekte olan lig ve Avrupa arenasında şehrini ve ülkesini başarılı bir şekilde temsil etmeye çalışan Tofaş Basketbol Kulübü’ne yeni sezondaki yolculuklarında başarılar dileriz.
Yazan: Deniz HARMANKAYA
Editöryal Düzenleme: Serkan ÖZDEMİR & Yiğit Halil KIRCA



