İnsanların eğlenmek ve boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla yaptığı birçok faaliyet bulunmaktadır. Bu faaliyetler arasında sinemaya gitmek, tiyatroya gitmek, bisiklet sürmek, bowling oynamak vb. birçok sanatsal ve sportif etkinlik bulunmaktadır. Bazen bu etkinlikler, kendilerine has farklı özellikleri ve kurallarıyla insanları kendine doğru çeken ve bolca zaman ayrılan sevilen faaliyetler haline gelmektedir. Kimilerine göre modern bowlingin atası olarak kabul edilen Bocce sporu da buna örnek gösterilebilecek kendine has özellikleri ve kuralları olan spor faaliyetlerinden biridir. Kimilerinin de Bocce ile ilgili düşüncesi, onun eskiden sokakta oynadığımız bilye oyununu kurallı hali olduğudur.
Bu yazımızda sizlere Bocce sporunun geçmişten günümüze gelen eğlenceli serüveninden söz edeceğiz. Boccenin ilk izlerine MÖ. 9000’li yıllarda ulaşıldığı düşünülmektedir. Neolitik Çağda Çatalhöyük’te yapılan kazılarda bulunan yuvarlak toplar Bocce ve Bocceye benzer spor faaliyetlerinin ilk kez bu dönemde oynandığı fikrini oluştursa da Bocce topuna benzer, yuvarlak toplarla oynanan oyunların kesin bulgularına MÖ. 5000’li yıllarda Mısır’da rastlanmıştır. Mısır’daki oyunların benzerine Antik Olimpiyatlar’ın doğduğu topraklar olan Yunanistan da rastlanmıştır. Bu iki coğrafyada oynanan oyunların farkı ise aralarında 2000-3000 yıl kadar süre olmasıdır. Yunan topraklarında oyunlar biraz daha güce dayalı bir halde oynanırken amaç ağır yuvarlak topları en uzak mesafeye atmak olmuştur. Daha çok gülle atmanın atası gibi görünen Yunan tarzı oyun, yerden atılan atışlar için de modern bowlingin ilk izlenimleri olarak kayda geçirilmiştir.
Bocce sporu, birçok farklı toplulukda ve zamanda farklı tarzlarda oynanmıştır. Günümüze en yakın oyun biçimini Roma İmparatorluğu döneminde Anadolu topraklarında almıştır. Bu dönemde oynanan oyunda amaç atılan topların bir çizgi veya nesneye yakınlığının ölçülmesi olmuştur. Birkaç yüzyıl sonra bu hedef çizgi yerine, günümüzdeki küçük misket top şeklindeki “Pallino” kullanılmaya başlanmıştır. Bu kural ile birlikte de Bocce sporu, günümüzde ki en benzer halini almıştır. Sömürgeci devletlerin yayılmacı politikaları, ticaret yapan toplulukların sürekli seyahat etmeleri, savaşlardan kaçarak göç eden veya iş bulmak için göç eden insanlar sayesinde Bocce kısa sürede dünyanın farklı ülkelerine yayılmaya başlamıştır.
Bocce sporunun farklı alt branşlara ayrılma dönemi ise 20. yüzyılın başında gerçekleşmiştir. Bu dönemde farklı coğrafyalarda yaşayan insanlar, kendi gelenek ve kültürlerine göre oyuna farklı atış teknikleri ve farklı kurallar eklemişleridir. Bu dönemdeki Bocce sporunun alt branşlarına “Lyonnais” (Liyonez), “Raffa” ve “Petanque” isimleri verilmiştir. Bu branşlar ise kısa bir süre içerisinde ulusal ve uluslararası federasyonlar oluşturmuş, böylece Bocce sporu dünyaca tanınan ve resmi olarak benimsenen bir spor dalı halini almıştır. İlk olarak 1946 yılında FIB (Uluslararası Boule Sporları –Lyonnaise- Federasyonu) ardından, 1958 yılında FIPJP (Uluslararası Petanque – Jeu Provençal Federasyonu) son olarak ise 1982 yılında CBI (Uluslararası Bocce – Raffa- Konfederasyonu) kurulmuştur. Bu 3 federasyon 1985 yılında bir araya gelmesi ile CMSB (Dünya Boule Sporları Konfederasyonu)’nu kurulmuştur. CMSB, 15 Ekim 1986 yılında IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi) tarafından tanınmış ve bu tarihten sonra düzenlenen olimpiyatlarda da oynanan bir spor branşı olmuştur.
Türkiye’de Bocce
Bocce sporunun ülkemizde ilk görüldüğü tarihler 1990’lı yılları bulmuştur. Ülkemizde ilk kez Raffa sistemi ile oynanmaya başlayan Bocce sporu, 1995 yılında Herkes İçin Spor Federasyonu çatısı altına girmiştir. Daha sonra Beyzbol ve Softbol Federasyonuna bağlanan Bocce sporu, 14 Ekim 2004 tarihinde Bowling ve Dart ile birlikte ayrı bir federasyon çatısı altında toplanmıştır. Ülkemizde kurulan ilk Bocce takımı İstanbul Bocce Takımı olmuştur. Bu alandaki ilk madalyamızı ise Deniz DEMİR isimli sporcumuz almıştır.
Bocce Sporunun Türleri
Bocce sporu 20. yüzyıl itibariyle 4 farklı türde oynanmaya başlamıştır. Bu türler ;
Raffa
Petank
Volo
Çim Topu, olarak isimlendirilmiş ve faaliyete geçirilmiştir.
Bu oyunlar, amaç olarak birbirlerinden pek farklılık göstermiyor olsa da, atış veya tutuş şekilleri, oyun alanları gibi bir takım teknik kurallarda farklılıklara sahiptirler.
Raffa Disiplini: Bocce’nin Raffa disiplini İtalya kökenli bir spor olup, Uluslararası Federasyonu (CBI) 1982 yılında kurulmuştur. Düzgün ve tahtalarla çevrilmiş 4m X 26,5 m boyutlarında bir zeminde, 100 – 115 mm çapında sentetik toplarla, tekler, çiftler veya üçler kategorilerinde oynanır.
Petank Disiplini: Petank Fransa’da başlayan bir oyundur. Günümüzde Fransa’da 700 bine yakın lisanslı Petank oyuncusu vardır. İnsanların boş zamanlarında eğlence amacıyla oynadığı ve rekreasyon etkinliği olarak da yaygın biçimde oynanan bir spor olan Petank, Akdeniz Oyunları ve Dünya Spor Oyunları gibi önemli organizasyonlarda da yer almaktadır. Uluslararası Federasyonu (FIPJP) 1958 yılında kurulmuştur. 4 m X 15 m boyutlarında kum, çakıl, toprak, çim türü zeminlerde 70 – 78 mm çapında metal toplarla tekler çiftler veya üçler kategorilerinde oynanır. Ayrıca tanımlanmış zor hedeflerin vurulması suretiyle oynanan vurma oyunu (Altın Nokta) vardır. Dünyada çok yaygın bir sistem olan Petank oyunu, ülkemizde de hızla yaygınlaşmaktadır. Özellikle okul sporlarında yer alması Bocce sporunun tabana yayılmasını kolaylaştırmıştır.
Volo Disiplini: Volo disiplini Fransa kökenli bir oyun olup, bu disiplinler arasında Uluslararası Federasyonu (FIB) ilk oluşturulan (1946) spordur. 3 m X 27,5 m boyutlarında düzgün ve sert bir zeminde, 90 – 100 mm çapında metal toplarla tekler çiftler veya üçler kategorilerinde oynanır. Bu sistemde ayrıca sadece yaklaşma ve vurma görevleri olan Kombine Oyunu, 5 dk mekik koşusu yapılarak sürekli hedeflerin vurulduğu Basamak Oyunu basamak oyunun iki kişi tarafından oynandığı Röle Oyunu ve tanımlanmış zor hedeflerin vurulması suretiyle puan toplanılan Altın Nokta Oyunu bulunmaktadır. Altın Nokta ve Basamak Oyunu Akdeniz Oyunları ve Dünya Spor Oyunları programlarında yer aldığından sportif anlamda önemlidir.
Çim Topu Disiplini: Çim Topu hem açık alanda hem de kapalı alanda herkes tarafından oynanabilecek, canlı, dinamik ve heyecan verici bir boş zaman değerlendirme etkinliği olarak birçok ülkede yaygınlaşmış bir spordur. Çim topu, kapalı sentetik zeminli salonlarda oynanabildiği gibi, açık ve düzgün bir çim saha da veya sentetik sahalarda da oynanabilmektedir. Sahanın uzunluğu ortalama olarak 35-40 metre genişliği ise ortalama 5 metredir. Bu ölçüler sahanın özelliğine göre değişebilir. Sahanın iki ucunda kanallar yer almakta ve kanalın sonunda da ayrıca bir kenar yükseltisi yer almaktadır. Bu kenarın üzerinde sahanın sınırlarını ve orta noktasını gösteren işaretleyiciler bulunur. Oyuncular atışlarını, atış çizgisi ile kanal arasına, sahanın merkezine gelecek şekilde yerleştirdikleri atış halısına basarak yaparlar. Atışın yapılacağı hedef misket ise oyunun karşı alanında ve yine merkez çizgi üzerinde olmalıdır. Misket ile atış halısı arasındaki mesafe genellikle 23-35 metre kadardır. Çim topu misketi her zaman beyaz renktedir. Çim topunda kullanılan toplar ise yaklaşık 1,5 kilo ağırlığında ve bir tarafa doğru çeken (kavisli hareket eden) toplardır. Bu toplar çok hızlı ve sert atılmadığı sürece düz gitmez, kavis yaparak hareket ederler. Top atışı forehand veya backhand yapılabilir.
Bocce sporunun genel anlamda tanımına tarihsel süreç içerisindeki gelişimine, yaygınlaşmasına ve daha birçok bilgiye yazımızda yer vermeye çalıştık. Özellikle her yıl Bocce sporunun en önemli yarışmalarından en az birini düzenleyen ülke konumuna gelen ülkemiz için Bocce sporu ileride madalyalar kazanılacak, şampiyonluklar elde edilecek bir spor branşı olabilir. Spor genel kültürümüzün her geçen gün daha da artması dileğiyle… Esen kalın…
Yazan: Serkan ÖZDEMİR
Editöryal Düzenleme: Yiğit KIRCA & Yavuz AKYOL



